Study your flashcards anywhere!

Download the official Cram app for free >

  • Shuffle
    Toggle On
    Toggle Off
  • Alphabetize
    Toggle On
    Toggle Off
  • Front First
    Toggle On
    Toggle Off
  • Both Sides
    Toggle On
    Toggle Off
  • Read
    Toggle On
    Toggle Off
Reading...
Front

How to study your flashcards.

Right/Left arrow keys: Navigate between flashcards.right arrow keyleft arrow key

Up/Down arrow keys: Flip the card between the front and back.down keyup key

H key: Show hint (3rd side).h key

A key: Read text to speech.a key

image

Play button

image

Play button

image

Progress

1/99

Click to flip

99 Cards in this Set

  • Front
  • Back
kusura bakmayın
excuse me
yardım eder misıniz?
would you help?
acaba
I wonder
havalimanı
airport
oraya
to there
giden
(a) going (thing)
yavrum
dear, child
göstermek
to show
gösterir misiniz?
would you show?
şöyle
like this, this way
-e kadar
as far as
sapmak
to turn
orası
there, that place
oradan
from there
ileride
further on
bayağı
quite
yürüyerek
by walking
sürmek
to last, to take
sürer
it takes
bilmem
I don't know
anlatmak
to explain
gelirim
I'll come
gösteririm
I'll show
taşır mısınız?
would you carry?
taşırım
I'll carry
-r present: (vowels)
(ben)söyle... (sen)bekle...
(o)taşı... (biz)hatırla...
(siz)oku... (onlar)iste...
(ben)söylerim (sen)beklersin
(o)taşır (biz)hatırlarız
(siz)okursunuz (onlar)isterler
-r present: (1 syllable,no r/l)
(ben)geç... (sen)tut...
(o)et... (biz)aç...
(siz)çek... (onlar)koş...
(ben)geçerim (sen)tutarsın
(o)eder (biz)açarız
(siz)çekersiniz (onlar)koşarlar
-r present: (1 syllable, r/l)
(ben)kal... (sen)al...
(o)ol... (biz)gel...
(siz)gör... (onlar)bil...
(ben)kalırım (sen)alırsın
(o)olur (biz)geliriz
(siz)görürsünüz (onlar)bilirler
-r present: (1+ syllables)
(ben)inan... (sen)götür...
(o)kullan... (biz)otur...
(siz)öğren... (onlar)konuş...
(ben)inanırım (sen)götürürsün
(o)kullanır (biz)otururuz
(siz)öğrenirsiniz(onlar)konuşurlar
-r present: (negative statement)
(ben)al... (sen)bil...
(o)gör... (biz)bul...
(siz)oku... (onlar)iste...
-r present: (negative statement)
(ben)almam (sen)bilmezsin
(o)görmez (biz)bulmayız
(siz)okumazsınız(onlar)istemezler
Sana dondurma alırım
I'll buy you an icecream (promise)
Yardım ederım
I'll help
Yarın gelirim
I'll come tomorrow
Kapıyı açar mısınız?
Would you open the door?
Belki gelir
Maybe she'll come
Su 0°C altında donar
Water freezes below 0°C
Sık sık plaja giderim
I often go to the beach
Yapar herhalde
She'll probably do it
Umarım, gitmezsiniz
I hope you won't go
Sanırım, sevmezler
I think they don't like it
koşan adam
the running man
the man who's running
İstanbul'a giden tren
the train going to Istanbul
Gülen kadın kim?
Who's the woman who's smiling?
Masada oturan güzeldi
The one sitting at the table was pretty
Orada bira içenler İngiliz
Those beer drinkers are English
Yürüyerek geldim
Telefon ederek haber vereceğım
Gazeteye bularak buldum
I came on foot
I'll inform (them) by phoning
I found it by looking in the paper
Programcı olarak çalışıyorum
İnsan olarak nasıl?
Hediye olarak aldım
Meze olarak ne var
Bu kutuyu masa olarak kullanıyorum
I'm working as a programmer
How is she as a person
I bought it as a present
What are there as starters
I use this box as a table
Gülerek gitti
Bize bakarak, "Merhaba" dedi
Bilerek mi yaptınız?
She left smiling
Looking at us, she said "Hello"
Did you do it knowingly?
-e basmak
to tread on/squash
-e sormak
to ask
-e yardım etmek
to help
-e haber vermek
to inform/tell
-e vurmak
to hit
-den hoşlanmak
to enjoy
-den korkmak
to be afraid of
-den geçmek
to pass over
-den bahsetmek
to mention/discuss
Yemekten hoşlanıyorum!
Örümceklerden korkuyor
Köprüden geçtik
Savaştan bahsetmeyin!
I like food!
He's afraid of spiders
We passed over the bridge
Don't mention the war!
Anneme sordum
Ona yardım ettim
Bana haber vermedin
Mercedes'e vurdu
Çiçeklere bastım
I asked my mother
I helped her
You didn't tell me
He hit a Mercedes
I squashed the flowers
-ile evlenmek

Bir elektrikçiyle evlenecek
to get married to

She's going to get married to an electrician
müsaade eder misiniz
would you mind/excuse me
dolu
full/packed
şapka
hat
manav
greengrocer
geçerli
valid
çıkış
exit
bozuk
broken
yasak
forbidden
çıkartmak
to take off
at
horse
kapı
door, gate
tutmak
to hold
kapamak
to close
bütün
whole
pratik yapmak
to practise
muayene etmek
to examine
öksürük
cough
hasta
ill, patient
cevap vermek
to answer
ağız
mouth
ayna
mirror
saymak
to count
makyaj
make up
(-e) inanmak
to believe (in)
gemi
boat
karınca
ant
hiç bir şey
nothing
apartman
block of flats
sebze
vegetables
meyve
fruit
gidelim mi?
shall we go?
artık
anymore, now
hâlâ
yet, still
kaçırmak
to miss
ödemek
to pay
yetmek
to be enough
kısmak
to reduce, lower, turn down
yüksek
high, loud
kapatmak
to close