Study your flashcards anywhere!

Download the official Cram app for free >

  • Shuffle
    Toggle On
    Toggle Off
  • Alphabetize
    Toggle On
    Toggle Off
  • Front First
    Toggle On
    Toggle Off
  • Both Sides
    Toggle On
    Toggle Off
  • Read
    Toggle On
    Toggle Off
Reading...
Front

How to study your flashcards.

Right/Left arrow keys: Navigate between flashcards.right arrow keyleft arrow key

Up/Down arrow keys: Flip the card between the front and back.down keyup key

H key: Show hint (3rd side).h key

A key: Read text to speech.a key

image

Play button

image

Play button

image

Progress

1/77

Click to flip

77 Cards in this Set

  • Front
  • Back
Kitaplarınızdan hangisini aldılar?
Which (one) of your books did they take?
Kitaplarınızdan hangilerini istedi?
Which (ones) of your bookds did he want?
Birisi gitti mi?
Did somebody go?
Birçoğunu anlamadım.
I didn't understand a good deal of it.
Geçen sene buraya gelmediler, değil mi?
Last year they didn't come here, did they?
Gelecek sene ne olacak?
What will happen next year?
Evimize gelmediği için parayı ona vermedik.
Because he didn't come to our house, we didn't give him the money.
Ahmedin dün gelmediğini söylediniz.
You said that Ahmet didn't come yesterday.
Ahmedin dün geleceğini söylediniz.
You said that Ahmet would come yesterday.
Ahmed'in bugün geleceğini dün söylediniz.
Yesterday you said that Ahmet would come today.
Ahmedin yarın geleceğini size söyliyecekler.
They'll tell you that Ahmet is coming tomorrow.
Gördüğümüz adamın evi yok mu?
Doesn't the man whom we saw have a house?
Söylediklerinden yarısını anlamadım.
I didn't understand half of the things that they said.
Babası Ankara'ya gidecek olan çocuk hasta oldu.
The child whose father is going to Ankara became sick.
Ankaraya'ya gidecek olanlar istasyona saat 7den evvel gelsinler.
People who are going to Ankara should come to the station before 7.
bazı
some
kim?
who?
başka
other
hep
all
her
each, every
birçok
a lot
bazısı
some of it, of them
Kimi geldi, kimi gelmedi.
Some of them came and some of them didn't.
hepsi
all of it, of them
hepiniz
all of you
her biri
each one (of them)
birçoğu
a lot of it (of them)
birçokları
a lot of them
bir başkası
another of them, some other one
yazarın evi
the writer's house
yazarların evleri
the writers' houses
Olacak oldu.
What was to happen happened.
oraya giden adamlar
(the) men who go there
Ankara'ya gidenler
those who go to Ankara
Ankara'dan gelen iki kadın
(the) two womend coming from Ankara
gittikten sonra
after going, after having gone
geldiğimde
when I come, came, do come, did come, etc.
her gittiğimde
at my every going, whenever I go, went, etc.
gelmediğinizden dolayı
because of your not coming, not having come, etc.
Ahmedin gelmeyeceğinden dolayı
because Ahmet isn't going to come, won't come
Ahmet, 'Mehmet paramı aldı,' dedi.
Ahmet said, 'Mehmet took my money.'
Ahmet,Mehmedin parasını aldığını söyledi.
Ahmet said that Mehmed had taken his money.
Ahmet, 'Mehmet hırsız,' dedi.
Ahmet said, 'Mehmet's a thief.'
Ahmet, Mehmedin hırsız olduğunu söyledi.
Ahmet said that Mehmet's a thief.
Ahmet, 'Mehmet paranızı alacak, Selma,' dedi.
Ahmet said, 'Selma, Mehmet'll take your money.'
Ahmet, Selma'ya Mehmed'in parasını alacağını söyledi.
Ahmet told Selma that Mehmet would take her money.
Babam, Ahmet gelmediği için bana yazdı.
My father wrote me because Ahmet didn't come.
Yeni gelenin ismi ne?
What is the name of the newcomer?
Ahmed'in dün geldiğini bana söylemediler.
They didn't tell me that Ahmet had come yesterday.
Sizin paranızı bulacağınızı ümit ettik.
We hoped that you would find your money.
Evinizi kiraya verdiğiniz adamın ismi ne?
What is the name of the man to whom you rented your house?
Bunlardan hangisini istediler?
Which one of these did they want?
Bunu iyi bilenler az.
Those who know this well are few.
Beyoğlu'na gitmek isteyenler kaç kisi?
How many people want to go to Beyoglu?
Kimin geldiğini görmediniz mi?
Didn't you see who came?
Öğretmen, çocuklarımızın derslerine çok çalıştıklarını bize söyledi.
The teacher told us that our children worked hard in their lessons.
Babam, Ahmet buraya gelmediğinden dolayı bana bir mektup yazdı.
Because Ahmed didn't come here, my father wrote me a letter.
Gördüğünüz şehirlereden hangisi en güzel?
Of the cities you've seen, which ones is the most lovely?
Dün gelmiş olan adamın otomobilini evimin önünde görmediniz mi?
Didn't you see the car of the man who came yesterdeay, out in front of my house?
Evini satın aldığınız kadın Fransa'ya gitti mi?
Has the woman whose house you bought gone to France?
Buraya bir kaç defa geldikleri halde onlara hiç bir şey vermedik.
Although they came here a number of times, we didn't give them anything.
En güzel elmaları kimin satın aldığını söyledi mi?
Did he say who it was who bought the best apples?
Böyle bir şey yüz senede bir olmaz.
This sort of thing doesn't happen once in a hundred years.
Kapıda kimi gördün? Birisi bundan yarım saat evvel gelmiş, efendim.
Whom did you see at the door? Apparently somebody came a half an hour ago, sir.
Trene binecek olanlar burada beklesinler.
Those who are going to board the train should wait here.
Trene binecek olanların burada bekleyeceklerini söyledi.
He said for the people who are going to get on the train to wait here.
Ahmed'in parasını bulan kızın annesi parayı bana verdi.
The mother of the girl who found Ahmet's money gave the money to me.
Bu elmalardan en büyüğünü isteyen kim?
Who (is it who) wants the biggest of these apples?
Evinizi sattığınız kadının ismi ne?
What is the name of the woman to whom you sold your house?
Evini satın aldığınız adam nerede oturdu?
Where did the man whose house you bought live?
İçine sütü koyduğum fincanı kim kırdı?
Who broke the cup into which I had put the milk?
Ahmet kimin geldiğini görmedi.
Ahmet didn't see who came?
Ahmet kimin geldiğini görmediğini söyledi.
Ahmet said that he didn't see who came?
Ahmet kimin geleceğini bana sordu.
Ahmet asked me who was coming.
Size telefon ettikten sonra evden çıktım.
After phoning you I left the house.
Türkçe'yi iyi bildiğinizden dolayı onlara bir mektup yazar mısınız, lutfen?
Because you know Turkish well, will you please write them a letter?
Onlara bir mektup yazacağını söyledi.
He said that he would write them a letter.